19 Nisan 2013 Cuma

Denizli Deplasmanı

08:00 Semtten yola çıkıyoruz, 20 kişilik voltumuz dolu, bir ince alkolümüz var, keyifler şahane!

08:25 Volt için parayı toplayalım da sonradan başımız ağrımasın diyoruz. Volt içinde bazı memur arkadaşlarımız var. Cebinden 23.75 TL çıkarıyor, bir de utanmadan memurun hali bu işte diye bize bağırıyor. Bir kartına baksak milyarları var.. Hadi neyse abi!

09:00 İlk molamızı plastik bardaklar için 40 dakika içinde veriyoruz, durun lan daha İzmir'den çıkamadık, neyin molası bu.

10:25 Şöyle bir ara sol tarafa bakar gibi oluyor aramızdan birimiz. Grubun hızlı çocuklarından. Aha lan şu halısaha değil mi diyor. Bir bakıyoruz, vallahi de halısaha, alkolle alakası yok yani olayın. E ne demiştik? Nerede görürsek bir yeşil alan, orası mabettir bize her zaman! Atlıyor volttan mevzularda koşarcasına, giriyoruz yeşil sahaya, bir de küçük kardeşimiz var, korkuyor falan ama veriyor en sonunda topu. Sahaya daldığımız gibi yediye yedi dağılıyor takımlar. Ama ne maç! 5-4 yeniliyor bir takım, üzüntü yok. Hep kaybediyoruz ama daha çok seviyoruz bu oyunu biz! Nerede o eski sokakta top oynayan çocuklar.

11:00 Halısahadan çıktığımız gibi volttayız, ama yorulur mu bu grup!
Şöförümüz Umut Abi'den bizi ayağa kaldıracak o hareket geliyor. Ankara'nın bağları da büklüm büklüm yolları! Bir Allah çekiyoruz, bir bakıyoruz tüm volt ayakta. Yanımızdan korna sesleri geliyor, semtten gelen başka bir volt. Çekin lan sağa diyoruz, iki volt iniyoruz, son ses Ankara'nın bağlarıyla kardeşlerimizle selamlaşıp eğleniyoruz. E bir de yolu kapatıyoruz, Trafik şube, özür diliyoruz! 15-20 dakikalık molayla yola devam ediyoruz. Kaptaaan normal bir insan 2,5 saatte denizliye giriyor, yola çıkalı 3 saat oldu daha Aydın'ı geçemedik! Baaaaaaaaaaaas.

12:50 Şehire girdik. Volt kaptanımız Umut Başkan geçen sene getirmişti bizi buraya, getirdi de ben Denizliyi çok iyi biliyorum ya lafı havada kaldı. Stadı bulamıyoruz. Bu arada memurumuzun elinde mikrofon yoldan geçen tıra Fermuarcı Ahmet Baba türbesi nerede diye soruyor, tırcı şaşkın, yabancısıyım diyor. Yerlisi olsan da Fermuarcı Ahmet Baba türbesi mi olur be şöför? Bu sırada gözlere bir Denizlispor formalı çocuk ilişiyor. Mikrofondan gel kardeşim volta maça gidiyoruz sesini duyar duymaz volta atlıyor bu arkadaş. İçeri bir giriyor ki şaşkın, Aha Karşıyakalılar sıçtım diyor. Denizlisporlu sanmış bizi. Nasıl sanmış anlamadık, ulan şehirden stada volt kaldıracak kadar ne ara zengin oldu bu şehir? Kardeşimiz korkuyor ama dedik ya kahpe değiliz, oturtuyoruz koltuğa bizi stada götür yeter diyoruz, götürüyor da sağolsun.

13:10 Staddayız. Stad önü yemeklerin hastasıyız. Çöp şişimizden, köftemize kadar her şeyimizi yedik. E güneş tepede, stada girip ne yapacağız bu saatte. Hemen bir kahve buluyoruz, başlıyoruz eşli piştiye. Çaylar geldi, ucuzundan. Tam bu sırada dışarıda ses bombaları patlıyor, koşuşturmaca başlıyor. 3-5 kendini bilmez Karşıyaka'nın adını yanlış şekilde ağzına almış. Cezalar kesiliyor, stada doğru yürümeye devam ediyoruz. Stada girer girmez o da ne, 10 otobüs, 5 volt ve 20-25 araçlık KARŞIYAKA ÇARŞI!

14:00 - 16:00 Maçı 2-1 yeniyoruz, keyifler efsane!

16:15 İçimizden birisi Nazillide okumuş Üniversiteyi. İyi biliyor oraları. Ben sizi bir pideciye götüreceğim biteceksiniz, dayanın diyor. Eküri açlıktan ölümle burun burunayken yine de inanıyor. Ne kadar sürer diyoruz, 20 dakika diyor. Buraya dikkat 20 dakika! Uykuya dalıyoruz 20 dakika sonra uyanmak üzere.

18:15 20 dakika denmişti değil mi. Aradan tam 2 saat geçmiş hala pideciye gelmeyi bekliyoruz. Volttan küfürler kopuyor, adamımız eline mikrofonu alıyor. Ulan ibneler, ben de açım, sanki siz uyurken arkaya Pizza söyledim yedim de karnımı doyurdum, geliyoruz işte 15 dakika var sabredin diyor.

18:30 Pideciye geldik. Saldır Kaf Sin Kaf!

19:30 Pideciden ayrılıyoruz. Voltlarda yüzlerde mutluluk var. Ne yedik ama! Yola devam, bundan sonraki son mola kutsal topraklar!

20:00 Su almak için durduğumuz bir benzinlik var, jandarma koruyor. Su almaya iniyoruz kapalı dükkan diyor. Nasıl kapalı diyoruz, susadık, satın alacağız, tüketici hakları? Yok siz Karşıyakalısınız cevabını alıyoruz direk. Karşıyakalıya su satmamakta neymiş? Allaha havale ediyoruz kendisini, çoluğundan çocuğundan bir gün çıkar bu ayıp diyoruz, Jandarma geliyor voltun içine. Onu bunu bırakın da İzmirde neden süperlig takımı yok diyor. Yetmedi mi bu geyik Jandarmaaaa bırak bizi gidelim hadi.

21:50 Semte giriyoruz. Ne varsa Karşıyaka'da var, ülkenin hiç bir yerine benzemiyor bu semt.